Nedir?

ZULMÜ GÖRÜNTÜLE!

Dünyada her yıl milyonlarca hayvan, deneylerde kesilip biçiliyor, ısıtılıyor, donduruluyor, zehirleniyor, aç bırakılıyor, parçalanıyor, depresyona sokuluyor, ruh hastası yapılıyor ve her yıl yaklaşık 50 milyar hayvan, et endüstrisi için öldürülüyor. Bunun 6 milyarı, 9 haftalık kısa bir süre sonra katledilen tavuklardan oluşuyor. Kuluçkaya yatan tavuklar, 5’erli veya 6’şarlı olarak 35 cm’lik kafeslerde tutuluyor ve bu tavukların %20’si yaşam koşullarından dolayı stresten ve hastalıklardan ölüyorlar. Hayatlarının her saniyesinde acı çekip bazen hiç güneş ışığı görmeden ya da toprağa ayak basmadan öldürülüyorlar.

Süt endüstrisi için yetiştirilen milyonlarca inek, endüstriyel çiftliklerde muazzam ıstırap koşullarında tutuluyorlar. Hayvanların verimliliğini yüksek seviyelerde tutmak için üreticiler sürekli olarak yapay döllenme yoluyla ineklerin hamile kalmalarını sağlıyor. İneklerin ömrü tahminen 20-25 yıl iken şu an 4 ila 5 yıl arasında değişmektedir.

Günden güne binlerce hayvan, kozmetik, kimya, ilaç ve silah sanayisinin laboratuvarlarında, yüksek okul ve araştırma enstitülerinde hapsediliyor. Akıl almaz işkencelere maruz kalıyorlar. Yakılıyor, boğuluyor, kanser ediliyor ve öldürülüyorlar. Bu zulüm ise “insanlık” yararına yapıldığı gerekçesiyle meşrulaştırılıyor. Halbuki, ahlaken yanlış olmasının yanısıra hayvan deneylerinin bilimsel araştırmalara katkısı yok denecek kadar az. Bu vahşet, insan tarafından her ne kadar meşru bir zemine oturtulsa da deneylerde çekilen acı, yadsınamaz bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor.

“Spor” amaçlı avcılıkta, kürk sanayisinde, eğlence sektöründe ise hayvanlara acı çektirmek için herhangi bir gerekçe göstermeye bile gerek duyulmuyor. Kürk endüstrisinde milyonlarca çakal, vaşak, karakulak, keseli sıçan, kunduz, misk faresi, su samuru, rakun gibi evcil olmayan birçok hayvan, tuzaklar ve çiftliklere tıkılmak yoluyla zalim süreçlerden geçirilerek katlediliyor.

Köpek, deve, horoz dövüşleri ve boğa güreşleri hayvanlara uygulanan zulmün eğlenceye dayalı geleneksel ve popüler halleridir. Doğasından koparılarak dayak  ve zorlama yoluyla eğitilen sirk hayvanları; küçücük havuzlara hapsedilen yunuslar, balinalar ve fok balıkları; her geçen gün aşırı kentleşme, ormansızlaştırma, endüstriyel kompleksler, yollar ve avlanma sonucu yaşam alanları daralan ve nesilleri tükenen yaban hayvanları; okyanus ve denizlerdeki aşırı avlanma yüzünden yok olan balık türleri ve deniz memelileri de kar-merkezli zulmün kurbanları…

Kentte yaşayan hayvanlar için de durum çok farklı değildir. Evcil hayvan ticareti bugün muazzam boyutlarda pazarda yerini almış bulunuyor. Petshoplar birer köle pazarı; barınaklar birer işkencehane; sokaklar bir cehennem;  evler ise hayvanlar için bir süs eşyası veya bir oyuncak olmaktan öte bir şey ifade etmiyor. Uyuşturuculu tüfek ve boyun kancalarıyla toplamalar, yüksek dozda uyuşturucu, kapalı kamyon kasalarında can çekişerek ölümler, kısırlaştırma adı altında soykırıma uğratılmaları, tıka basa dolu barınaklarda aç – susuz bırakılmalar, dağlık ve ormanlık alanlara sürgüne göndermek suretiyle açlıktan öldürmeler, açlıktan ölmeyenlerin zehirlenerek ya da ateşli silahla vurularak katledilmeleri ya da otomobiller tarafından ezilmeler sokak hayvanlarının yaşadığı zulmün kısa bir özeti.

ZULMÜ GÖRÜNTÜLE!

“Zulmü Görüntüle” bu coğrafyada tüm bu işkence ve zulüm süreçlerini işleten kurum ve şirketlerin hayvan istismarlarını gözler önüne sermeyi ve bir “doğrudan eylem” hareketini örmeyi amaçlamaktadır. Tüm bu şiddet ve işkence süreçleri kimimizin çalıştığı veya öğrenim gördüğü kurumlar veya şirketler tarafından gerçekleştiriliyor. Üniversiteler, tıp ve veteriner fakülteleri, laboratuvarlar, şirketler, endüstriyel çiftlikler, aqua parklar, sirkler, kürk çiftlikleri, tavuk çiftlikleri, hayvanat bahçeleri, petshoplar, barınaklar, denizler, ormanlar, sokaklar ve hayvanların zulme uğradığı her neresi varsa.

Bu zulme seyirci kalmak istemiyorsanız, tek başınıza güçsüz olduğunuzu ve elinizden bir şey gelemeyeceğini düşünüyorsanız size bir eylem önerimiz var.

“ZULMÜ GÖRÜNTÜLE!” ve HEDEFLERİ BELİRLE!

“Zulmü Görüntüle!” ne bir suç duyuru kampanyası ne de bir ajanlık-muhbirlik teklifi. Aksine zulmü gerçekleştiren kurum ve şirketlere karşı “doğrudan eylemi” ve hayvanların ivedilikle kurtarılmasını teşvik eden bir kışkırtma girişimidir.

Hayvanlara uygulanan zulmü sadece birkaç insanın zalimliği olarak yansıtan ve sorunu merhamet durumuna indirgeyen burjuva medyasının manipülatif haberlerine karşı, hayvanların gerçekten kurtuluşundan yana bir süreci örmek ve işin asıl sorumlusu olan kurumları, şirketleri ve insan-merkezci endüstriyel kapitalist uygarlığı hedef alan bir görüntüleme ve gerçeği açığa çıkarma girişimi zaruridir.

”Zulmü Görüntüle” basit ancak duygusal olarak ızdırap verici ve içinde riskleri de barındıran bir eylemdir. Deney, kesim, av, işkence ve katliam anlarını görüntülemek ve o an için bir şey yapamamak bir çoğumuzun sık sık yaşadığı bir durumdur. Ancak neler yapabileceğimiz konusunda biraz düşünürsek “Zulmü Görüntüle”mek küçük de olsa önemli bir katkı sağlayacaktır. İçerisinde okuduğumuz veya çalıştığımız veya tesadüfen karşılaştığımız bir zulüm ve işkence sürecini kameraya almak, yaşadığımız coğrafyada bize her gün unutturulan ve “suni gündem” denen gerçekleri yeniden görmemizi sağlayacaktır. Zulmü görüntülemek en az onu durdurmak kadar önemlidir. Düşmanımızı yeniden tanımanın zamanı ve onunla savaşmanın ilk adımıdır.

NE YAPABİLİRSİNİZ?

Öncelikle çevremizde zulme karşı veya hayvanların kurtuluşundan yana olan güvenilir insanlara “Zulmü Görüntüle!”yi anlatmakla başlayabiliriz. Böylelikle hareketi yayma ve genişletme imkanını yaratmış olabiliriz. Daha sonra kameramızı alarak işe koyulabiliriz. Laboratuvar dersinde, kesimhanede, sokakta veya barınakta çekeceğiniz görüntülerin sizin tarafınızdan çekildiğinin anlaşılmayacağından emin olun. Bu yasal olarak başınıza bela açabilir. Bu yüzden gizli çekim veya bir gece gezintisi yapmanız gerekebilir.

Kaydettiğiniz görüntüleri güvenli bir şekilde bize ulaştırmanız bu faaliyete aktif olarak katılmanız için yeterlidir. Video veya fotoğraf dosyalarınızı e-mail adresimize gönderebilirsiniz: zulmugoruntule@riseup.net

BİZ KİMİZ!

Kim olduğumuzdan çok sözümüz önemlidir. Burada önemli olan bu kampanyanın başlatıcıları değil, hayvanların kurtuluşu için yapılacak eylemlerden sadece bir tanesinden bahsediliyor olmasıdır. Zulmün asıl kaynağı olan kurumlardan bir iyileştirme talebinden veya bu kurumlara yönelik yine kendisine bağlı kurumlara yapılan suç duyurularından ziyade üzerinde anlaştığımız temel prensip “doğrudan eylem”dir. Çünkü biliyoruz ki hiçbir zalim bunu sırf biz istedik diye çıkarı olan bir “işten” vazgeçmeyecektir.

BAŞLARKEN…

”Zulmü Görüntüle” kampanyasını uzun soluklu bir mücadelenin parçası olarak çeşitli dosyalar üzerinden yürütelim istedik. Çeşitli hayvan türlerinin çeşitli zulüm ve sömürü alanlarında yaşadıkları her ne kadar kendileri için işkence ve ölümle sonuçlanıyor olsa da, hangi insan faaliyetlerinin hayvanlarda ne gibi etkileri olduğunu spesifik olarak incelemenin faydalı olduğunu düşündük. Bu dosyalar, kürk endüstrisi, et-süt endüstrisi, deneyler (tıp-kozmetik vb.), gösteri hayvanları (sirkler, hayvanat bahçeleri, geleneksel hayvan dövüşmeleri, aqua parklar), av hayvanları (av sporları, balıkçılık), nesli tükenen hayvanları ve sokak hayvanlarını (petshoplar, barınaklar, ev hayvanları) içermektedir.

Kampanyanın startını da tıp ve kozmetik endüstrilerinin kurbanları olan Deney Hayvanları dosyası ile vermiş bulunuyoruz. Üniversitelerin ve şirketlerin laboratuvarlarındaki işkence tezgahlarında muazzam ızdıraplı süreçlerden geçirilerek, sakat bırakılan, yakılan, kör edilen, kanser edilen ve nihayetinde ölerek kurtulan hayvanlar için bir şeyler yapmak isterseniz,  arkadaşlarınıza bahsedin, kameralarınızı alın ve “Zulmü Görüntüleyin!”

2 Yorum (+add yours?)

  1. erkan yesilkan
    May 10, 2012 @ 23:15:16

    Düşüncelerinize içtenlikle katılıyorum ve destekliyorum. Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

    Cevapla

  2. kivancli
    Oca 04, 2013 @ 19:14:06

    Insanin insanlasmasinin onundeki en buyuk engelin hayvan katliamlari ve tum diger canlilara yapilan somurudur.Bu somuruye karsi durusunuz icin emeginize tesekkur ediyorum.Bundan 5 yil once vegan bir hayati secmem de de bu paylasimlarin buyuk etkisi olmustur.Somurulerin farkina vararar-karsi durarak ve cogalarak birlikte olmak umudu ile…

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: